Akupunktur için randevu alan hastaların bana sorduğu ilk soru neredeyse her zaman aynı: "Kaç seans sürecek?" Hemen ardından da ikincisi geliyor: "İlk seanstan sonra fark eder miyim?"
Bu iki soru gayet yerinde. Çünkü akupunktur, tek seferde bitip biten bir işlem değil; belirli bir düzen içinde tekrarlanan seanslarla uygulanan bir tedavi sürecidir. Bu yazıda seans sayısının neye göre belirlendiğini, etkinin ne zaman ortaya çıkmasının beklendiğini ve süreci nelerin etkilediğini uluslararası kılavuzlar ışığında anlatıyorum.
Kısa cevap: Çoğu kronik şikâyette 6 ile 10 seans arasında bir tedavi süreci planlanır.
Uzun cevap için uluslararası kılavuzlara bakmak gerekir. İngiltere'nin ulusal sağlık kurumu NICE'ın kronik gerilim tipi baş ağrısı ve migren için önerisi, 5-8 hafta içinde en fazla 10 seanslık bir kürdür. Kronik bel ağrısında ise 12 haftaya yayılan 10 seansa kadar uygulama bir tedavi seçeneği olarak sunulur.
Klinik çalışmalarda öne çıkan bir başka bilgi de şu: Bir hastanın akupunktura yanıt verip vermediğini anlamak için genellikle en az 6-8 seans gerekir. Yani üç seans sonunda "bende işe yaramadı" demek erken bir karardır.
Klinik araştırmalarda en sık kullanılan düzen haftada 1-2 seanstır. Kronik ağrı üzerine yapılan bir derleme, haftada 2 veya daha fazla seansın ağrı azalması açısından daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğunu göstermiştir.
Pratikte genellikle şöyle bir düzen kurulur: Tedavinin ilk haftalarında seanslar daha sık yapılır, yanıt alındıkça aralar açılır. Şikâyetin ne kadar süredir devam ettiği burada belirleyicidir; yıllardır süren bir şikâyet, birkaç aylık bir şikâyete göre daha uzun bir süreç gerektirir.
Bu sorunun tek bir cevabı yok, çünkü etkinin ortaya çıkış hızı kişiye ve şikâyete göre değişir. Yine de genel eğilim şöyle özetlenebilir:
İlk seanslarda: Bazı kişilerde seans sırasında veya hemen sonrasında belirgin bir gevşeme, rahatlama hissi olur. Uyku kalitesinde düzelme, ilk fark edilen değişikliklerden biridir. Ağrı üzerindeki etki ise genellikle bu kadar erken görülmez.
3-4. seanstan itibaren: Şikâyette azalma bu dönemde fark edilmeye başlar. Ancak etki dalgalı olabilir; iyi geçen günlerin ardından şikâyetin geri döndüğü günler olması, tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez.
6-8. seanstan sonra: Yanıtın değerlendirilebileceği asıl dönem burasıdır. Bu noktada hâlâ hiçbir değişiklik yoksa, tedavi planının gözden geçirilmesi gerekir.
Kronik ağrı üzerine yapılan geniş kapsamlı çalışmalarda elde edilen bulgular, akupunkturun etkisinin tedavi bittikten sonra da bir süre devam edebildiğini göstermektedir. Bununla birlikte uzun vadeli etkinin sürdürülmesi için bazı kişilerde belirli aralıklarla idame seansları planlanabilir.
Muayenede seans planı yapılırken değerlendirdiğim başlıca noktalar şunlardır:
Şikâyetin süresi. Akut bir durumla kronikleşmiş bir tablo aynı sürede ele alınamaz. Uzun yıllardır devam eden şikâyetlerde süreç daha uzundur.
Şikâyetin türü. Ağrı, uyku sorunları, stres ve kaygı tabloları, sindirim şikâyetleri — her biri farklı yanıt hızına sahiptir.
Kişinin genel sağlık durumu. Eşlik eden hastalıklar, kullanılan ilaçlar, uyku düzeni, beslenme ve stres yükü tedaviye verilen yanıtı etkiler.
Yaşam tarzı. Akupunktur seansları sürerken uyku düzeninin bozuk olması ya da stres kaynağının devam etmesi, süreci uzatabilir. Tedavi, hastanın kendi katkısıyla birlikte çalışır.
Tek bir seans genellikle 20-30 dakika sürer; ilk seans muayene ve değerlendirme nedeniyle daha uzundur. İğneler yerleştirildikten sonra kişi bu süreyi sakin bir ortamda dinlenerek geçirir.
Sık sorulan bir diğer soru da acı verip vermediğidir. Akupunktur iğneleri kıl inceliğindedir ve enjeksiyon iğnelerinden çok farklıdır. Çoğu kişi uygulamayı hafif bir dokunuş veya basınç hissi olarak tanımlar; seans sırasında uyuklamak sık görülen bir durumdur.
Türkiye'de akupunktur, Sağlık Bakanlığı'nın Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği kapsamındadır. Yalnızca Bakanlık onaylı eğitim merkezlerinden sertifika almış hekimler tarafından, yönetmeliğe uygun ortamlarda uygulanabilir.
Steril ve tek kullanımlık iğnelerle, eğitimli bir hekim tarafından uygulandığında akupunktur genellikle iyi tolere edilir. Uygulama sonrası iğne bölgesinde geçici hassasiyet veya nadiren küçük morarma görülebilir; bunlar kısa sürede geçen etkilerdir.
Kanama bozukluğu olanlar, kan sulandırıcı kullananlar, gebeler ve kalp pili taşıyan kişilerde uygulama öncesinde ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir. Bu durumların hepsi mutlak engel değildir, ancak planlamanın buna göre yapılması şarttır.
Seansları aksatırsam ne olur? Arada uzun boşluklar oluşması, biriken etkinin azalmasına yol açabilir. Düzenli bir program, tek tek seansların kendisinden daha belirleyicidir.
İlaçlarımı bırakmalı mıyım? Hayır. Akupunktur, mevcut tıbbi tedavinin yerine geçen değil, ona eşlik eden tamamlayıcı bir yöntemdir. İlaç düzeninizde değişiklik ancak takip eden hekiminizin kararıyla yapılır.
Tedavi bitince şikâyet geri döner mi? Kronik şikâyetlerde zaman içinde tekrarlama olabilir. Bu durumda belirli aralıklarla idame seansları planlanabilir.
Akupunkturda tipik bir tedavi süreci, çoğu kronik şikâyette haftada 1-2 seans olmak üzere toplam 6-10 seanstan oluşur. Yanıtın değerlendirilmesi için genellikle en az 6-8 seans gerekir; ilk birkaç seansta belirgin bir fark olmaması, tedavinin sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez.
Ancak kesin bir seans sayısı, ancak muayene sonrasında kişiye özel olarak belirlenebilir. Sizin için uygun planın ne olduğu; şikâyetinizin türüne, süresine ve genel sağlık durumunuza göre değişir.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Nişantaşı'ndaki muayenehanemizde akupunktur değerlendirmesi ve seans planlaması hakkında bilgi almak için 0546 176 17 65 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.